Hac
“Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Bir adam Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e ihramlı'nın ne gibi elbise giyebileceğini sormuş da, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gömlek, sarık, don, bornoz, mest giymeyin. Ancak biriniz ayakkabı bulamazsa o zaman mest giysin. Ama mestleri topuktan aşağısından kessin. Safran veya alaçehre çiçeği ile boyanmış hiç bir elbise giymeyin.» buyurmuşlar”
“Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babası (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Babası şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: — «İhramlı ne giyecek?» diye soruldu. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İhramlı: Gömlek, kavuk, bornoz, don, ala çehre yahut safranla boyanmış elbise ve mest giyemez. Ancak ayakkabı bulamazsa, o başka. O zaman mestleri topuklarından aşağı düşecek şekilde kessin.» buyurdular”
“Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Abdullah b. Dinar'dan dinlediğim, onun da İbni'Ömer (Radiyallahu anhuma)'dan naklettiği şu hadîsi okudum: İbni Ömer şöyle demiş: ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramlımn safran veya alaçehre çiçeği ile boyanmış elbise giymesini yasak etti ve «— Kim ayakkabı bulamazsa mest giysin. Ama onları topuklardan aşağı kessin,» buyurdular”
“Bize Yahya b. Yahya ile Ebu'r-Rabî' Ez-Zehrâni ve Kuteybetü'bnü Said hep birden Hammad'dan rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Hammad b. Zeyd, Amr'dan, o da Câbir b. Zeyd'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, hutbe okurken, ihramlıyı kastederek: «Don giymek, gömlek bulamıyana, mest giymek de ayakkabı bulamıyana, caizdir.» buyuruyordu”
“{…} Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed yani İbni Ca'fer rivayet etti. H. Bana Ebû Gassân Er-Râzi de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de dedilerki: Bize, Şu'be, Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayet etti ki Amr, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Arafat'da hutbe okurken dinlemiş ve bu hadîsi anlatmış”
“{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'-dan rivayet etti. H. Bize Aliyyü'bnü Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Aliyyü'bnü Hucr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. Bu Râvilerin hepsi Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be'den başka hiç biri «Arafât'da hutbe okurken» kaydını zikretmemişlerdir”
“Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim ayakkabı bulamazsa iki mest giyiversin. Gömlek bulamayan da don giysin.» buyurdular. İzah 1180 de”
“Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Ata' b. Ebî Rabah, Safvân b. Ya'Ia b. Ümeyye'den, o da babası (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ci'râme'deyken yanına cübbe giymiş bir adam geldi. Cübbenin Üzerinde halûk denilen esans kokusu yahut sarılık eseri vardı. Bu zât: — «Umremi yaparken ne şekilde hareket etmemi emredersin?» diye sordu. (O sırada) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vahiy indirildi de üzerine bir elbise örttüler. Ya'la : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kendisine vahiy nazil olduğu vakit görmeyi pek arzu ederdim.» dedi. Bunun üzerine (Hz. Ömer) «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i vahiy indirildiği zaman görmek mi arzu ediyorsun?» diyerek elbisenin kenarını kaldırdı. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm, bir horultusu vardı. —Ravi diyor ki: Zannederim Yâ'lâ — genç deve horultusu gibi dedi. Yâ'lâ demiş ki: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) açıldığı zaman: — Umreyi soran zât nerede kaldı ? diye sordu. Ve ona : — Elbisenden sarılığın eserini --Yahut halûkun eserini- yıka. Cübbemî çıkar, haccında ne yaptınsa Umrende de onu yap, buyurdular.»”
“Bize ibni Ebi Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Safvân b. Ya'la'dan, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ci'râme'deyken yanına bir adam geldi, ben de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında bulunuyordum. Adamın üzerinde mukattaat denilen biçilmiş bir cübbe vardı. Adam halûka bulanmış idi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: — «Ben Umreye niyet ettim, üzerimde bu cübbe var. Halûka bulanmış haldeyim.» dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: — «Haccetmiş olsan ne yapardın ?» diye sordu, o zât: — «Üzerimden bu elbiseyi çıkarır ve bu halûku bedenimden yıkardım.» dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Haccetmiş olsan ne yaparsan. Umrende de onu yap.» buyurdular”
“Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekir haber verdi, İsmâil ile Muhammed: Bize İbni Cüreyc haber verdi, demişlerdir. H. Bize Aliyyu'bnü Haşrem dahi rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize îsa, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ata' haber verdi, ona da Safvan b. Yâ'lâ b. Ümeyye haber vermiş k: Yâ'lâ, Ömerü'bmü Hattâb (Radiyallahu anh)'a: — «Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kendisine vahiy indirilirken bir görsem.» diyormuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ci'râne'de bulunduğu sırada üzerine bir elbise ile gölge yapılmış. Yanında ashabından bazı kimseler bulunuyormuş. İçlerinde Ömer de varmış. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına yünden bir cübbe giymiş ve kokuya bulanmış bir adam gelerek: — «Yâ Resulullah, kokuya bulandiktan sonra bir cübbe içinde Umreye niyet eden bir adam hakkında ne buyurursun*» demiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir müddet ona baktıktan sonra sükût etmiş. Müteakiben kendisine vahiy gelmiş. Ömer eliyle Yâ'lâ b. Ümeyye'ye: «Gel!» diye işaret etmiş. Yâ'lâ gelmiş. Başını örtünün altına sokmuş. Bir de bakmış ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mübarek) yüzü kıpkırmızı olmuş. Bir müddettir horluyor, sonra açılmış ve: — «Demin bana Umreyi soran zât nerede kaldı ?» demiş. O zât aranarak getirilmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Üzerindeki kokuyu üç defa yıka, cübbeye gelince onu çıkar, sonra haccederken ne yaparsan, Umrende de onu yap.» buyurmuşlar”
“Bize Ukbetü'bnü Mükrem El-Ammi ile Muhammed b. Râfi' rivayet ettiler. Lâfız İbni Râfi'nindİr. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerir b. Hâlim rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Saf-Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki): Kays, Atâ'dan, o da Safvân b. Yâ'lâ b. Ümeyye'den, o da babası (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ci'rane'deyken yanına bir adam geldi, bu zât Umre'ye niyet etmişti. Saçını sakalını sarıya boyamış ve bir cübbe giymişti. — «Yâ Resulallah! Ben, Umreye niyet ettim. Hâlim gördüğün gibidir.» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Üzerinden cübbeyi çıkar, sarı boyayı da yıka. Haccetmiş olsan ne yapacaksaydın, Umrende de onu yap.» buyurdular”
“Bana İshak b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Ali Ubeydullah b. Abdilmecîd haber verdi. (Dediki): Bize Rabâh b. Ebî Maruf rivayet etti. (Dediki): Atâ'yı şunu söylerken işittim: Bana Safvân b. Yâ'lâ, babası (Radiyallahu anh) 'dan naklen haber verdi. Babası şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in maiyyetinde bulunuyorduk, yanına cübbe giymiş bir adam geldi, Cübbenin üzerinde halûk (denilen esans) eseri vardı. Bu zât: — «Ya Resûlallah! Ben, Umre'ye niyet ettim. Ne yapmalıyım?» diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sükût buyurdu, ona cevap vermedi. Kendisine vahiy indirildiği zaman Ömer onu örter gölgelendirirdi. Ömer (Radiyallahu anh)'a dedim ki: — «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vahiy indirildiği vakit başımı onunla beraber elbisenin altına sokmak isterim.» Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vahiy nazil olunca Ömer (Radiyallahü anh) onu elbiseyle örttü. Ben de yanına gelerek başını onunla birlikte elbisenin altına soktum. Ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e baktım. Açıldığı vakit: — «Demin Umre'yi soran zât nerede kaldı?» diye sordu. O zât kalkarak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sırtından cübbeni çıkar, üzerinde bulunan halûk eserini de yıka, Haccetmiş olsan ne yapacaksan Umrende de onu yap. buyurdular. İzah için buraya tıklayın”
“Bize Yahya b. Yahya ile Halef b. Hişâm, Ebu'r-Rabî' ve Kuteybe hep birden Hammad'dan rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Hammad b. Zeyd, Amr b. Dinar'dan, o da Tâvus'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhumaj'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîneliler için Zü'l-Huleyfe'yi, Şam'lılar için Cuhfe'yi, Necidliler için Karnü'l-Memazili Yemenliler için Yelemlem'i mikaad tayin etti ve: — Bunlar, o yerler halkı ile oradan geçen ve hacc ile Umre yapmak isteyen başka yerler halkı için mikaaddırlar. Bu yerlerden daha yakın olanlar, bulundukları yerlerden ihrama girerler. Daha yakın olanların hükmü de böyledir. Hattâ Mekkeliler Mekke'den ihrama girerler, buyurdu.»”
“Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus, babasından, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîneliler için Zu'I-Huleyfe'yi, Şamlılar için Cuhfe'yi, Necidliler için Karhü'l-Menâzili, Yemenliler için de Yelemlem'i mikaat tayin etmiş ve: — «Bu mikaadlar, o yerler halkı ile hacc ve Urnreyi niyet edip, buralardan geçen bütün başka yerler halkı İçin mi itaattir. Bundan daha yakın, olanlar bulundukları yerden, hattâ Mekkeliler Mekkeden ihrama girerler.» buyurmuştur”
“Bir sonraki sayfa’da olması gereken 17 nolu Hadis takdim tehir ile buraya eklenmiştir. Bana Züheyr b. Harb ile İbnî Ebî Ömer rivayet ettiler. İbni Ebî Ömer dediki: Bize Süfyân, Zührî'den, o da Salim'den, o da babası (Radiyallahu anlı)'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Medineliler Zü'l-Huleyfe'den Şamlılar Cuhfe'den, Necidliler Karn'dan ihrama girerler.» İbni Ömer (Radiyallahu anhünıa) demişki: Ben işitmedim ama bana anlatıldığına göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yemenliler de Yelemlem'den ihrama girerler.» buyurmuş”
“Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'daıı. o da Salim b. Abdillah. Ömer b. Hattâb (Radiyallahu anh)'dan, o da babasından naklen haber verdi. Babası şöyle demiş: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Medinelilerin ihram yeri Zü'l-Huleyfe, Şamlıların ihram yeri Mahyca yani Cuhfe, Necidlilerin ihram yeri de Karn'dır» buyururken işittim. Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma) demiş ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Yemenlilerin ihram yeri de Yelemlem'dir.» buyurduğunu söylüyorlar. Ama bunu ben kendisinden işitmedim”
“Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. O da Câbir b. Abdillah (Radiyallahu anhüma)'ya ihram yeri sorulurken işitmiş, Ebü'z-Zübeyr, «Câbir'den işittim.» demiş, sonra durarak «Yâni hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ret ettiğini zannediyorum.» demiş. {17} Burada olması gereken 17 nolu Hadis takdim te'hir suretiyle 1182 nolu sayfada 13 ile 14 nolu Hadislerin arasında yer almaktadır”
“Bana Muhammed b. Hatim ile Abd b. Humeyd, ikisi birden Muhammed b. Bekir'den rivayet ettiler. Abd (Dediki): Bize, Muhammed haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi, (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. O da Câbir b. Abdillah (Radiyallahü anhüma)'ya ihram yeri sorulurken işitmiş. Ebu'z-Zübeyr: «İşittim.» demiş, zannederim hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref etti de: «Medinelilerin ihram yeri Zü'l-Huleyfe'dir, öteki yol Cuhfe'dir; IrakIıların ihram yeri Zat-ı ırk, NecidIilerin ihram yeri Karn, Yemenlilerin ihram yeri de Yelemlem'den muteberdir.» demiştir”
“Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmi rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi'den dinlediğim, onun da Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in telbiyesi şundan ibaretti: [Lebbeyk Allahumme Lebbeyk, Lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mulk la şerike lek.] (Türkçe meali) : «Tekrar tekrar icabet tona ya Rabbi, tekrar icabet sana., tekrar icabet sana... Senin şerikin yoktur. Tekrar icabet sana... Hiç şüphe yok ki hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk de senindir, senin şerikin yoktur. Nâfi' demişki: «Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma) bu telbiyeye şunları da ziyâde ederdi: — Tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Tâatına tekrar tekrar müsaade, hayır senin yed-i kudrerindedir. Tekrar icabet sana, dilek sana ma'ruz, amel de sanadır.»”