HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
İslam Gündemiİslama dair her şey...

İslam Gündemi Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
HadislerSünen TirmiziHadis 2610

Sünen Tirmizi — 2610. Hadis

İman Bölümü

Yahya b. Ya’mur (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kader konusunu inkar konusunda ilk konuşan kişi Ma’bed el Cühenî idi nihayet ben ve Humeyd b. Abdurrahman el Hımyerî ile birlikte çıkıp Medîne’ye kadar geldik. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bir kişi ile karşılaşırsak ona şu kimselerin ortaya çıkardıkları kader konusunu soracağız dedik. Derken Abdullah b. Ömer ile karşılaştık mescidden dışarı çıkıyordu arkadaşımla birlikte onun yanına vardık. Arkadaşımın bu konuda konuşmayı bana bırakacağına inandığım için İbn Ömer’e: Ey Ebû Abdurrahman: Bazı kimseler Kur’ân okuyorlar ve ilimde derin meselelere dalıyorlar kader diye bir şeyin olmadığını her işin hemen o anda meydana geliveren bir durum olduğunu söylüyorlar. Abdullah b. Ömer şöyle dedi: Onlarla bir daha karşılaşırsan benim onlardan uzak olduğumu onların da benden uzak olduklarını kendilerine haber ver. Abdullah’ın yeminle söyleyebileceği bir gerçek varsa oda şudur: Onlardan biri Allah yolunda Uhud dağı kadar altın harcasa kadere ve kaderin hayrına ve şerrine iman etmedikçe kendisinden kabul edilmez. b. Ya’mur dedi ki: Sonra Abdullah b. Ömer bir hadis anlatmaya başladı ve dedi ki: Ömer b. Hattâb şöyle demiştir: Bir zamanlar Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında idik. Bu esnada elbisesi bembeyaz saçları simsiyah bir adam çıkageldi. Üzerinde yolculuk izleri görülmüyordu, içimizden hiçbir kimse de kendisini tanımıyordu. Bu kimse Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldi dizini Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in dizine yapıştırdı ve Ey Muhammed! İman nedir? Diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ahiret gününe, hayır ve şerri ile kadere inanmaktır. Sonra o adam İslam nedir? diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in, Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şehâdet edip namazı kılmak Zekât vermek haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır. Sonra o adam ihsan nedir? Diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de şöyle buyurdu Allah’ı görür gibi ibadet etmendir. Sen onu görmesen bile o seni her an görmektedir. Ömer dedi ki: Tüm bu sorduğu sorularda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in cevabı üzerine o kimse hep “doğru söylüyorsun” diyordu. Biz de bu adama hayret ettik, hem soru soruyor hem de doğru söyledin diyerek tasdik ediyordu. O adam tekrar sordu: Kıyamet ne zaman kopacaktır? Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Kıyamet hakkında soru sorulan kişi; soran kişiden daha bilgili değildir. Bu sefer o adam kıyametin alametleri nedir? Diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: Cariyenin hanımefendisini doğurması, (yani doğan çocuklar ana ve babalarına köle muamelesi yapacaklar) yalın ayak çıplak ve fakir koyun çobanlarını yaptırdıkları binalarla boy ölçüşürken görmendir. Ömer dedi ki: Bu olaydan üç gün sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), benimle karşılaştı ve Ey Ömer! O soru soran kim idi! biliyor musun? O Cibril idi, size dini konuları öğretmeye gelmişti.” (Müslim, İman: 1; Nesâî, İman:)

Sünen TirmiziHadis No: 2610Bölüm: İman Bölümü
2609. Hadis2611. Hadis